ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla gündeme gelen ve yargılama sürecinde hayatını kaybeden Jeffrey Epstein’in eski kız arkadaşı Ghislaine Maxwell, Epstein dosyalarının kamuoyuna açıklanmasını öngören yasal düzenlemenin anayasaya aykırı olduğunu savundu.
Maxwell’in avukatları federal mahkemeye sundukları dilekçede, Epstein mağdurlarından Virginia Giuffre’nin yaklaşık 10 yıl önce Maxwell’e karşı açtığı ve uzlaşmayla sonuçlanan davaya ait yaklaşık 90 bin sayfalık belgenin yayımlanmasının engellenmesini talep etti. Savunma tarafı, Adalet Bakanlığının söz konusu belgelere gizlilik kararlarına rağmen usulsüz şekilde eriştiğini ileri sürerken, belgelerin 30’dan fazla tanık ifadesi ile mali ve özel nitelikli kişisel bilgileri içerdiğini belirtti.
Avukatlar ayrıca, ABD Kongresi’nin Aralık 2025’te kabul ettiği ve Epstein bağlantılı milyonlarca belgenin yayımlanmasını zorunlu kılan düzenlemenin anayasanın kuvvetler ayrılığı ilkesini ihlal ettiğini savundu. Dilekçede, yasama organının mahkemelerin dosyaları gizlilik kapsamında koruma yetkisini ortadan kaldıramayacağı ifade edilerek, bunun anayasal denge ve denetim mekanizmasına aykırı olduğu öne sürüldü.
Hakkındaki suçlamaları reddeden Maxwell, “haksız yere mahkum edildiğini” savunarak kararın bozulması için hukuki girişimlerini sürdürüyor. 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Maxwell, Texas’taki bir federal cezaevinde tutuluyor.
Epstein ise 18 yaş altındaki çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı kurmak suçlamalarıyla yargılanırken, 10 Ağustos 2019’da New York’taki bir federal hapishanede ölü bulunmuştu. Olayın ardından yürütülen soruşturmada, ABD Adalet Bakanlığı ve Federal Bureau of Investigation (FBI), Epstein’in hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.
Daha önce kamuoyuna açıklanan dava dosyalarında, aralarında Donald Trump, Bill Clinton, Prince Andrew ve Ehud Barak gibi isimlerin de bulunduğu birçok tanınmış kişi yer almış, ancak FBI söz konusu isimlerin suç ortaklığına dair “müşteri listesi” bulunduğuna ilişkin herhangi bir kanıt tespit edilemediğini bildirmişti.


Bir Cevap Yazın